Kelimelerin havada uçuşupta bir türlü cümle kuramadığım, az biraz zorlandığım, az biraz üzüldüğüm, az biraz hüzünlendiğim, ama nedense hemen sinirlendiğim, agresifleştiğim vs. vs. ve vesairelerin bol olduğu zamanlardayım,
Ama en çok kendime sinirlenip öfkeleniyorum, hiçbir şeyin sonunu getiremediğim için sürekli kendimle cebelleşiyorum, başkalarına öfkelenmeden önce şöyle dönüp kendime baksam aslında pekde kızılacak bir durumun ortada olmadığını görecemdeee, görmek için önce bakmak geketiğini savunan ben ukalası konu kendim olunca görmezden geliyorum.
Sanırsam olagelenler buna mahal vermekte çünkü tam heh buda bitti derken pat başka bişiler oluyo ve zıvanadan çıkmak cümlesinin ne kadar da doğru olduğunu anlıyorum cümleyi tam manasıyla yaşıyor hatta ışık hızıyla uçuyorum,
Hani yıllar önce ce-ne-be-ce kanalında eliy makbil vardı avukat, hani kızınca sinirlenince böyle ilginç hayaller kurar ve o hayallerde sinirlendiği kişileri yerden yere vurur fırlatır atar, işte bende kendime onu yapıyorum hayallerimde kendime olan hıncımı kendimden çıkarıyorum,
Buda bir dönem dimi buda geçicek, zaten hepsi geçmiyormu iyi yada kötü, ama her iyide her kötüde bende derin izler bırakmaya başladı genelde kötünün izleri daha belirgin unutulmamak adına kazınıyo ruhuma özenle (özenilene bak hele ne ayıp),
Farkındayım aslında herşeyin ne kadar boş olduğunun lakin bunu bi anlatsam kendime, anlatıyorum heee sakın yanlış anlaşılmasın lakin almıyor işte koca kafam buda benim son bir kaç yıldır yaşadıklarımla ilintili bir durum sanırsam,
Kısaca herşeyin öyle bilincindeki bu namussuz ruh, ama işine gelmiyo, biliyo unutsa yada göz ardı etse tekerrür edecek herşey sanki hiç etmiyormuş gibi, ama boşvermeyide öğrenmeli artık, nereye kadar dayanacak hücrelerim bu olumsuzluklara bu gereksiz üzülmelere, kasılmalara, kasmalara,
Farkındayım vücuduma verdiğim tahribatın, üzüldüğüm, kızdığım, gereksiz serzenişlerimin, boşuna ağlamalarımın, kimsenin duymadığı ama benim kulaklarımı sağır eden sessiz çığlıklarımın, bunda da vs. vs. vesairelerin bana geri dönüşlerinin ne kadar acımasızca olacağının, lakin bunda bile ne kadar bencilimki göz göre göre davetiyeler yolluyorum "illa gelin he bekliyorum bak, ölümü görün nolurrrrr" diye.
Güzeller güzeli yaz dedi, niye yazmıyorsun,
bak yazdım işte pekde iç açıcı olmayanından hemde, aslında ne zamandır yazmak aklımda, aklımdakiler parmak uçlarımda ama tembelim işte işime gelmiyo bunları yazmak dedim ya bencilim ama keşke başka konularda bencil olsam futursuzca davransam, ohhhh vur patlasın çal oynasın yapsam ama beceremez bu ruh bunları bi süre daha, umudumu kaybediyorum sanki yoksa gittide benmi farkında değilim, hükümsüzdür dicem lakin hükmü var elbet ama farkındalık kayboldu az biraz, yerine gelsin bi sen gör o zaman beni ama çok fırın ekmek yemek gerekli yaşanalara dair sıkıntılara dair, ders çıkarmalı ki olacaklar olunca ayazda kalmamalı, ayazın soğuğunda kalmış bir yaprak gibi çatırdayıp rüzgarda savrulmamak için.
Evet evet umut önemli mevzu hep savunurum ya, lakin bu aralar üstünüze afiyet biraz falsoluyum.....
10 Temmuz 2008 Perşembe
:) Bİ :) BÖYLEYİM Bİ :( BÖYLE AMA GENELDE ????? HEP BÖYLE
10 Haziran 2008 Salı
ADA TURUMUZ VE BENİM YALOVA GÜNDELİKÇİLİĞİM:)
Gündelikçi geldiiii hanımmmm, mis gibin temüzlüh yaparun, ütü neyün yaparun, bulaşuh yıharunn run run da runnnn. (ada macerasından sonra yazılacak olan hafta sonunda yapılan aktiviteler)
Geç olsun güç olmasın deyip başlıyım hele, şimdiii bir evvelki pazar kıslar bana kavaltıya geldiler, onlara misss gibi mamalar hazırladım, karınlarını doyurdum, soracıma şekerim düştük yollara bindik bostancıdan vapura, ben diyim gülme krizleri siz diyin "azmış bu deliler" öyle gülmeli eğlenmeli başkalarını rahatsız etmeli bi şekilde yolculuğumuzu birileri bizi vapurdan atmadan bitirdik şükür.
Oooo bi kalaba bi kalaba sormayın gitsin fayton kuyruğu vardı böle uzunmu uzun, sıra bize gelince atladık faytonumuza nal sesi ve o muhteşem at kokusu eşliğinde gideceğimiz yere vardıkk,
Hamaklar kurulmuş, süper bi manzara, sessizlik desen o biçim yaniii harikaydı anlayacağınız, ağaçlar altında oturmama rağmen yüzüm kızarmıştı yine, güzel fotolar çektik lakin kıssların makinede kaldılar en kısa zamanda yayınlamaya çalışcam, heee kene mene de yapışmadı üstümüze yaniii belirtiim,
Çok güzel evler var ya insan hangisine bakacağını şaşırıyor valla, her gidişimizde "muhakkak burda oturmalıyız" diye kendimizi kandırmadan da yapamıyoruz napalım züğürdün çenesi misali he he.
Dönüşte meydanda vakit geçirdik biraz, ilk defa vafıl yedim, sıcak bişimiş öğrendim, çukulata sosla ağır oluyor bilginiz olsun tabi ben bildiğimden bana ağır geleceğini meyveli sipariş verdim ama diğerleri yarıda bırakmak zorunda kaldılar, bi daaa da yemiceklermiş haspamlar, sen yemeyi bilme garsona bırak seçimi öle ağır gelir tabiiii çatlaklar nolcak.
Dönüşte kıslaar hadi sana gidelim bi çay demle dediler o yorgunluğun üstüne, dedim ne kadar yüzsüzsünüz be hiç anlayış yok gidin evinizde için kardeşiiim çayınızı, zati 1 gün önce cam silmişim, ertesi gün için sabaaan korunde kalkmış mükellef bi kavaltı hazırlamışım bide utanmadan kavaltıya geç gelmişsiniz hala çay istiyo hergeleler, neyse dedim ya yüzsüz bunlar illede içecez çay dediler, içtiler tabi soracımaaaa tam arkidişleri yolculadım tilifonum çaldıııı anaaaaaaa bi baktımkiiii datlım gıymatlım İNCEM arıyooo, aman efenim bu ne şeref bu ne mutluluk, böleeee bi anda bütün o yorgunluğum gitti valla ne yalan diyim, keyfim bin kat daha arttı, İnce hayatta unutmam ben bunu he bilesin, ne güzel sesin var senin öle, en kısa zamanda canlı yayında görüşmek isterim bilgine sunula, öperim tabi bide.
Bu hafta sonuda annemlerin yanına gittim yardıma, ben evlenirken evi bana bırakıp gittiklerinden ötürü annemin yalovadaki evinde oturuyorlar ve bu evin bayağı bir tadilata ihtiyacı vardı, başladılar yavaş yavaş yapmaya işte, mini minnacık bir hela ve minicikkkkk bi mutfak vardı, bu iki minnacığı yıkıp maksi bi banyo yaptılar, kapı girişide büyük olduğundan mutfağıda oraya taşıdılar orasıda epey bi maksi oldu annemin bütün mutfak ve misafir tabağı çanağı çömleği tencereyi tavayı alacak kapasitede amerigan bi mutfak oldu valla güzel de oldu be, yenilenme sırası artık annemlerdeydi zaten iyi geldi bünyelerine bu yenilik o garip yer sonunda bi eve benzedi ne yalan diyim. Lakin ben vakit bulupta bi termal gezisi yapamadım, hiç boş durmadan çalıştım çalıştım çalıştım (hayırlı evlat işte naparsınnn), rabbim gönüllerine göre verdi şükür, yeterki sağlıklarıda yerinde olsun gerisi vız gelir tırıs gider zatiii. Bide Elçinler geldi cts günü sürprüz yaptılar lakin pek keyfi yoktu kızceyizin, ama o halde bile bana mutfağı yerleştirmemde yardımcı oldu sağolsun. (bakkk ben tıslamıyorum naberrr)
Bide ufak bi iş sorunumuz var malesef, kocamın çalıştığı yerde bi embesil var (bu arada kendisi bağyan) ilk başlarda eşim yoğun bakımda görevliydi çalıştığı hastanede, yaklaşık 2 aydırda acil kısmına geçti, bu embesil önceleri çok iyi davranmış kocama kızları saf dışı bırakmış felan sonrada eşime kötü davranmaya başlamış, sebepsiz yere hemde, bu embesil acilin sorumlu hemşiresi 10 yıldırda orayı idare ediyor e böyle oluncada kimse kadına ses çıkarmıyor artık neden gerek görmediklerini de terki diyar ettiklerinde anlatırlar asıl hesap verecekleri rabbime, neyseee işte kimse bu kadına ses çıkaramıyo, kocamı dikkate alıp dinleyen yok kaldıki kocam işinde gerçekten mükemmel (kocamı övmek gibi olmasın ama öle) gelen giden hastalar hep kocamı isteriz deyince sanırsam bu embesilin çok afedersiniz ama kıçı kalktı baktıki hastalar bir bir elinden gidiyo (bu ne demek nakit paralar bahşiler gidiyo demek) vay senmisin çalan hiçbir müdahaleye kocamı almıyo kapıyı suratına çarpıyo, her ay yönetime verdikleri performans değerlendirme zımbırtısına sürekli eşimi kötüleyen şeyler yazıyoooo, ve maleseffff kocam kime derdini anlatsa sen haklısın a..... ama napalım oda yıllardır burda kimse ona bişi yapamıyo, ee iyi kimse bişi yapamıyosa ben bişi yapıyım ama ne yapıyım yaaaaa (annemin bi lafı varda burda yazamam çok edepsiz olur hem ama Elçin biliyo), kısaca süregelen bi düzen var ve kimse bu düzeni bozmak istemediğinden, işine gelmediğinden, uğraşmak zor geldiğinden kocam şimdi yeni iş arıyo, umarım bulur, ve çalışmak zorunda olduğundan da pat diye ayrılamıyo ordan bi kaç yere görüşmeye gitti bakalım hayırlısı, ama bi insanı durduk yere işinden etmek sırf çıkarı uğruna ben ne diyim ya küfrüm edebimi aştı, ama dilerim rabbim onun hakkından gelir, can yakmak nasılmış gösterir gününü ona.
Şimdilik bu kadar şarkı türküde sölemek gelmiyo içimden, kaçtım gittim.
30 Mayıs 2008 Cuma
ADAYA 1-2 HAYDİ ADAYA, YOLCU KALMASIN LÜTFEN


Yarında evle ilgileneyim bare, camları sileyim, zira camlar evlendiğimden beri 1 kez silindi tarafımdan, öle pislenmişlerki tülleri hiç açmıyorum felaket olmuşlar kısaca, hem kocamda evde birlikte yaparız ne var (kaytarmazsa tabi, hoş bende de ona müsade edecek göz yokkk), ben iç camları silerim oda dışını siler hallederiz iki dakkada (umarım), işler bitince de atarız kendimizi sokağa dolanırız acık.
23 Mayıs 2008 Cuma
MORRRRR RENGİNE BAYILIYORUM HELE ÖTESİNE, TARİFİ MÜMKÜN DEĞİL
20 Mayıs 2008 Salı
ŞİMDİ ÖZETLER
Not:Fotoğraf http://www.9sn.net/ sitesinden eklenmiştir.
veeee şimdi özetler;
-Anneler günün olduğu hafta sonu annemler yine bendeydi, kendisinin bazı tahliller yaptırması gerekiyordu (malum kadınsal mazeretler) ve anneler gününe denk geldi burda olmaları, kaldıki ben bi b.k anlamadım ("o" harfini yazmayınca dahamı bi terbiyeli yazı oluyo bu),
-10 Mayıs Cts günü firmalarımızdan birinin restoran açılışı vardı sabahtan akşama orda görevliydim, canım çıktı topuklu papuçlarla
-Aynı hafta pazar günü kocamın ailesinin yanına gittik mecburen ve her gidişimdeki gibi illaki bir problemle geri döndük, gerim gerim gerilmekten fenalık geldi bana, eşşeklik baki kalmış malesef yine anladım,
-Bu hafta Elçinler sürprüz yapıp gelidiler iyide ettiler,
-Heee geldilerde noldu ben bişi anlamadım yine, şöylekiiii, cts günü bana ağdacım gelcekti (eve geliyoda süper oluyo ya valla tavsiye ederim varsa tanıdığınız) neyse o gelmeden biz program yaptık elçinle, işimiz bitince akşam yemeği için sahile iner vakit geçiririz yemek yer döneriz dedik, demez olaymışız
-Tam işim bitti saat 15:30 gibi görümcem aradı "emre müsaitsen biz size gelcez" diye hay allam gelde kudurma şimdimi heber verilir sabahtan işin neydi (heeee bunlar varya gelin almyada gelmediler biliyonuzmu nikaha anca yetiştiler gıcıklar), bu arada evlendiğimizden beri ilk defa gelecekler he, düşünün yaniiiiii,
-Tabi ben panik evde yemek yok ne ikram etcem diye, sağolsunlar abimler o sırada dışardaydı aradım gelirken bişiler aldılar, hemen elçinle hazırladık kurduk sofrayı (bu arada kayınvalidem teeee kurban bayramından beri burda ve beni ilk kez ziyarete gelecek, nedenmi çünkü önümüzdeki hafta tekrar memlekete dönecekler kaldıki beni görmeye gelmiyorlar evi görmeye geliyorlar ıyyyyyy sinir oluyorum ya bak bak yine gerildi boynum)
-Bu arada biz daha öğlen yemeği yemedik , elçinlerle akşama nasılsa sefa yapacaz (naaa yaparsınız) öğlen aperatif atıştırırız diye keşke yeseymişiz, karnımız aç onların gelme vakti yaklaştı anca yetişti yemekler,
-Anaaaa bunlar tam 7 kişi gelmesinmi ben de sandım 3 kişi felam gelecekler böle olunca sofraya oturmadık "aaaa siz niye yemiyosunuz" dediler bende siz aradığınızda yemek yiyoduk deyip salladım napim, olan abimlere oldu aslında ya burdan tekrar özür diliyorum onlardan valla ya.
-Çay faslı tatlı faslı görümcemin yapmacık muhabbetleri ve o uyuz gülüşleri faslı derken gittiler nihayet, nihayet diyorum çünkü onları gerçekten sevmediğimi anladım, heeee son dakka gölüde yedim merak etmeyin, onuda yazmıcam çünkü yazmaya utanıyorum onalr sölemeye utanmadılar gerçekten ve rabbime havale ediyorum kendilerini (saçını başını kapatıp, saçı başı açık olanları kınayıp gösteriş için kendi evinde namaz kılmayıp benim evimde namaz kılanında namazından ve inancından şüphe ederim ve bu riyakarlığına acırım, bu cümleler yüzünden beni okuyanlar beni kınayacaksa bi haber verinde sizi onlarla tanıştırayım olurmu kendi gözünüzle görün bu yazdıklarımıda 10'la çarpın olurmuuuu)
-O akşam malesef elçinlere doğru düzgün muhabbet bile edemeden yatmak zorunda kaldım geberdim yorgunluktan aslında yorgunluk değilde stresten olsa gerek ayakta duramıyordum ve acısı pazar günü çıktı zaten, elçinleri yolculadıktan sonra bütün gün uyudum ama kendime gelemedim bi türlü allahtan dün bizede tatildi de evde ordan oraya attım kendimi
-Bu arada sanalda olsa Lola'ya evimi gezdirdim aslında ben gezdirmedim elçin gezdirdi ben o sıra mutfakta makineye atılmayan uyuz tabakları yıkıyordum, beğenmiş evimi öle diyoooo, aynı akşam yorgun ve bitap düşmüş olan ben koltukta sızarken bu sefer Muhabbet Çiçeği sanaldan evime konuk oldu muhabbet çiçeği kusura kalma ev hali öle kafamda havlu üstümde picamalar felan he he:)
-Hee unutmadan Bioder aldım umarım faydasını görürüm fenalık geldi her ay aynı acıyı çekmekten, faidesini görürsem sizide bilgilendiririm
-Kanal D 'de başlayacak olan "Çok Güzel Hareketler Bunlar" adındaki programı büyük bir heyecan ve merakla bekliyorummm ("başımızdaaaaaa yılmaz var" Elçin sen anladın onu)
işte olan bitenler bunlar annemlerin ve abimlerin gelmesi dışında iyi bişi olmadı farkındaysanız heee bide bioder işte (çokmu acımasızım he ne dersiniz),
Huzurlarınızdan ayrılmadan önce "derdimmm çokturrr hankısına yanayımmmm" adlı türküynen veda ediyorum öpüyorummmm birde Birico allah yolunuzu açık etsin, umudunuzu kaybetmeyin moralinizi yüksek tutun olurmu zor da olsa, haydi ben kaçtım.
1 Mayıs 2008 Perşembe
ÖNÜM, ARKAM,SAĞIM SOLUM,SOBE:)
ÖNCELİKLE 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI KUTLU OLSUN, UMARIM TATSIZ GÖRÜNTÜLERLE KARŞILAŞMAYIZ AMA DAKKA 1 GOL 1 DURUMU YAŞANDI BİLE:(
İyi baharlar güzel insanlar, havalar ne kadar güzel dimi, bu havalar tam benlik terletmeyen havalar, valla şimdi yaz geliyo diye resmen strese giriyorum ya terlemekten nefret ediyorum hep böle serin olsa süper olurdu bana göre tabi.
Çok sevdiğim blogırlardan Sea to land nam-ı diğer Sessiz Balık'ım Öslemimmmm beni sobelemiş, konu "3 KADIN", yazalım bakalım kimmiş bu 3 Kadın;
Deme
t Akbağ, bana göre süper bir oyuncu, bayılıyorum kendisine yav şimdi aklıma geldi bu gece kendisini rüyamda gördüm valla bak, beni yurt dışında oynayacağı bir oyuna davet ediyordu (enteresan rüyalar görürüm bu arada, süreklidir rüyalarım devamlarını görürüm hep), Kendisini ilk tanıdığım zamanlarda Zeki Alasya&Metin Akpınar'ın oyandıkları "Deliler" oyununda oynuyordu gerçi bu oyunu izlemek yıllar sonraya denk geldi öncesinde teyp kasetlerinde dinlemiştim, sonra "Bir Demet Tiyatro" ve gerisini yazarsam çok uzayacak sanırsam diğer oyunları, iki oyununu izleme fırsatı buldum ve tabi filmleri hepsi güzel bence, şimdide sıradaki filmini büyük bir heyecanla bekliyorum ve burdan kendisini çok ama çok sevdiğimi yazmak istiyorum.
Jane Austen, Aşk ve Gurur kitabını okuduğumda çok etkilenmiştim çok heyecanlanmıştım, sanırım okuduğumda 18 yaşlarımdaydım belkide daha küçüktüm pek hatırlamıyorum ama kesin olarak bildiğim kitabı soluksuz okuduğumdur. Bence kitapları hala popülerliğini devam ettirmektedir, hayatını okuduğumda şaşırmıştım çok, hiç evlenmemiş Jane Austen sanırsam aşık olmuş ama devamı gelmemiş ve erken yaşta hayata veda etmiş son kitabını yarım bırakarak. Yazdığı romanların bir kısmı filmede çekildi ama ben izleme fırsatı bulamadım kaldıki okuduğum bazı kitaplararında filmleri yapıldı ama hiçbiri kitaba sadık değildi bu yüzden kitaptan çevrilen filmlere gitmeyi pek sevmiyorum.
Meral Okay, ilk izlediğimde Yaman Okay'ın eşi olduğunu bilmiyordum, Yedi Tepe İstanbul dizinde tanımıştım kendisini ve neden daha önce tanımıyordum kendisini diye bayağı hayıflanmıştım, sonra İkinci Bahar dizinde "Kasap Melahat" olarak izledim kendisini bana göre çok iyi bir oyuncu vede Sezen Aksu ile şarkı sözü yazmışlığıda vardır "Masum Değiliz" "Var Git Turnam" "Adı Bende Saklı" bunlardan bir kaçı sadece ve ne kadar güze şarkılar dimi, kısaca onun için "Güzel İnsan" demek yeterli bence.
Veee azıcıkta benden haberler, annemler burda tabi ben dört köşe, hazır annem gelmişken eve el attık azıcık, yazlık-kışlık işini daha halledemeyenler varsa çok ama çok kolay gelsin size, ben yaptım zor oldu ama başardım, verilecek kıyafetleri ayarladım pekde bişi çıkmadı gerçi, kazakları güzzzeeelce katladım sardım sarmaladım, yazlıklar zati katlı olduğu için hop yukardan aşağı indi o kadar lakin gardrobun üstü çok tozluydu yani pesss dedirtecek kadar utandım kendimden tabi annemde benden hah hah ha, hee bu arada bu işi 23 Nisan günü evde olduğum için yaptım,
Diğer günler annem elleri dert görmesin mutfağımı temizledi (ben annem yapma ya beni bekle yada ben hafta sonu yaparım sen yanımda ol yeter demiştim) kapıları sildi, yav annem biraz acelecidir iş hemen olsun bitsin ister öle ertelemez bana çekmemiş hiç :) mesela çamaşır yıkandı dimi daha nemliyken toplar ki ütüsü daha güzel olurmuş öyle diyo, çamaşırlarını ipte bekletenleride hiç tasvip etmez neymiş efendim çamaşır öle saatlerce beklermiymiş ipte maymuna dönermiş, şimdi tek derdi camlarım hava yağdı ya kaç gün kötü hissetti kendini şimdi silmezse içi rahat etmez.
Bu arada bugün çok güzel bir haber aldım kocamın çok yakın bir arkadaşının ikiz bebekleri dünyaya geldiler, biri kız biri erkek aradım konuştum babayla çok heyecanlıydı, kız olan bebek açmış hemen gözlerini erkek olansa hala uyuyormuş ahada aramızdaki fark işte biz hep gözü açık dikkatli sizse hep uyuyun anacım hemiii. İş çıkışı görmeye gidicem bebekleri, rabbim sağlıklarını mutluluklarını huzurlarını daim etsin inşallah, zira dünyada herşey pek yolunda gitmiyor artık. Kısaca korkuyorum hem kendi geleceğimden hemde yeni nesilin geleceğinden.
Ve yine huzurlarınızdan ayrılmadan önceeeee;
Dane dane biiiieeennnleri vaaarrr yuzuğnde yuzuğnde yuzuğnde, can alucuuuu bahuşlarıııı gozüeeendeee gozueendeeee gozueendeeeeeee
dikkat bu türküyü okurkene belki aranızdan bazıları oynamak isteyecektir doğal olarak lütfen oynarkene kendi ekseniniz etrafında geri geri dönerek oynayın yada hiç eksen meksen yapmayın direkt geri adım gidin, hade bende gittim bide öptüm.
Ayyyy unutmadan yaaaa geçen gün işyerimin ordaki bir eczaneye gittim ilaç almak için hadi biirde tartılayım dedim, çıktım tartıya anaaa ne göreyim 52 yazıyorrrr lakin fücudumda öle 52 gibi durmuyoo yani tam inecem eczacı abi 3 daha koy üstüne dedi nası yani dedim, neyin sütüne koycaz 3 dedim, çıkan kiloya dediiiii demezolasıca 55 kiloyum yaaaaaa boyu 1,54 olan biri için bu çok kötü yaaaaa neyse hade gittim valla bu kez valla bak.
Ay görüyonmu bak bende sobelemeyi unuttum birilerini Mücevher Kutusu, Cadı ve Mayonez'i sobeliyorum belki yazması konusunda teşvik etmiş olurum kendisini.
18 Nisan 2008 Cuma
PÜFFFF, SİZ GÖRMÜYOSUNUZ TABİİ, BEN MUM ÜFLÜYORUMDA:)
Efendimmm, merhabalar hepinize, geçen gün arşivime bir bakayım dedim neler olmuş, neler yazmışım (ama pekde sık yazan biri değilmişim ilk başlardaki gibi), yorumlarınızı okudum, yorumlara yazdığım cevaplarımı okudum velhasıl kelam 1 yıl olmuş ben buraya geleli, sizlerle tanışalı. Bakalım nasıl 1 yıl geçirmişim;
· 2007 Mayıs ayında işten atılmışım, evet evet yanlış okumadınız resmen işten atıldım. Nasılmı? Valla sabah işe gittik elimizde poğaçalarımızla tam çayımızı alcez bi baktık firmayı yeni devralan uyuslar hemen kapıda beliriverdiler alın çantalarınızı çıkın dediler, gerçi belliydi bizi kovacakları ya neyse, ama hala hakkımı helal etmiyorum tazminatlarımızı öderken burnumuzdan getirdi deyyuslar bide vergi iademi ve ihbar tazminatımı vermediler şerefsizler ama buranın öteki dünyası da var dimi herkez hak ettiğini görecek bir şekilde.
·
· Soracıma evde bekleme süreci canımı sıktı tabi, gerçi 3 ay evdeydim, hemende iş bulamadım öle kolay değilmiş bunu öğrendim,
·
· Çok sıkıldığım çok üzüldüğüm günler, ağlamaktan gözlerimin böle kurbağanınkiler gibi şiştiği zamanlarımda oldu, atlatmaya çalıştım gerçi ama ne kadar başarılı olduğum tartışılır.
·
· Heee unutmadan ilk blogır tanışmamı gerçekleştirdim Kirpikteki Gözyaşı ve Lola ile tanıştım çok güzel vakit geçirdik birlikte. Ve tanışmayı istediğim çok kişi var belirteyim.
·
· Soracıma o dönemlerde nişanlım olan şimdilerde kocam olan adamcaiz maalesef buralarda yoktu, ailesinin yanında olmak durumundaydı, o sebeplede zor zamanlarım oldu sürekli bir sinir harbi durumlarımız vardı, geçti mi? inanın emin değilim kalıntıları hala var, bende ki bu fil hafıza olduğu sürece de olacağı kesin (Unutamıyo manyak hafıza olanları uyus nolcak)
·
· Ağustos ayından itibaren de yeni işyerimdeyim, şükür burada huzurum var, iyi insanlarla çalışıyorum.
·
· Ve nişanlım kesin dönüş yaptı memleketinden Eylül 2007 de ve biz de başladık nikah hazırlıklarına, köstek olanlarda oldu bu durumumuza ya onları da rabbime havale ediyorum, havale ettiklerimle de hala görüşmüyorum, görmeyi dahi istemiyorum buda benim günahım olsun napim yani.
·
· 25 Kasım 2007 de evlendik, zor bir süreçti benim ve ailem için olanları hazmetmek tek başına olmak zor bu kadar hazırlığın içinde, işin kötü yanı aslında eşim içindi ya, çünkü kimse yardım etmedi ona, hadi bizi geçtim arayan bile olmadı. Ama insan kardeşini yalnız bırakırmı nikah arefesinde çok şükürki her şeyimizi kendimiz yaptık kimseden toplu iğne başı kadar yardım görmedik bu sebeple de içim çok rahat, benim ailem sağolsun ki hiçbir desteklerini çekmediler benden ve eşimden, bir problem olsa diğer tarafla ilgili bana sürekli “boşver kızım sen eşine ve bundan sonraki hayatına” bak dediler. Ama dedim ya bende bu hafıza varken unutamıyorum işte olanları ve iyi niyetli olamıyorum.
·
· Hımmm başka neler olduuu valla başkada bişi yok gibi, heee bide sizlerle tanıştım işte iyi geliyor aslında blog okumak-okunmak ne yalan diyim memnunum kendi adıma, hiç tanımadığım insanları okumak, onlara dua etmek yada onların bana dua etmesi bile benim için yeterli bir sebep aslında sizleri sevmem adına.
·
· Ayy unutmadan yaaaa kek yapmayı öğrendim ki sormayın gitsin, böyle yumurtaların sarılarını beyazlarını ayırıp yapıyom böle sünger sünger oluya ya süper oluya be hem de lezzetli valla bak. Yemek de yapıyorum, yaptıklarım yeniliyo yani beğeniliyo ay inanmıyosan gel bi gün yemeğede gör, kimin kızıyız aloooooo.
Yeter gari bu kadar madde azıcık da yakın geçmişten bahsedeyim size, saçlarımı boyama zamanım geldi mesela bir an önce bişiler yapmalıyım, bide kilo aldım azıcık onlar içinde bi çalışma şart. Bunun için Biyonun şu çişinden bile yağ çıkartan tarifimi denemeli aceba (yanmadan tabiiii:) az birazda evde jimnastik yapsam az da yürüsem aslında olurda nerdeeeee bende o azim yokkii:)
Hani ev işleri yüzünden dem vuruyodum ya, artıkın Cuma akşamları işten çıkınca eve gidip işlerimi bitiriyorum, klasik süpür-sil-toz al, hafta içide çamaşır-ütü işini yapmaya gayret ediyorum kısaca işler güçler yuvarlanıp gidiyoz işte.
Yaaa bu dur işte benim hallerim ve yine huzurlarınızdan ayrılmadan önce sizlere güzel mi güzel bir hafta sonu diliyorum veeeeeee, aşağıdaki türküynen veda ediyorum, öpüyorummmmm.
Gaydır gubbah cemileeeeeeeem nasıl nasıl edelimmmmm biz bu işiiiiii
Nikaamızı gıysın ünden gelin hoca memişeeee (müstehcen bi türküymüş buuuuu öle bağır çağır okumayın eeeeee)


