11 Mayıs 2007 Cuma

BİLİNMEYENE MECBURİ YOLCULUK

Selam herkezlere, şu yaşanan son durumları madde madde yazayımda zaten karışık olan kafamı bir kez daha karıştırmayayım, hem sizlerede kolaylık sağlamış olurum kanımca;
1- Buraları terk-i diyar edecek olan arkadaşımla uğraşıyoruz 3 gündür, eve felan gittiğim yok yani, topla topla bitmiyor eşyaları. İşin kötü yanı sadece elzem olan ihtiyaçlarını alıp gitmek zorundalar. Geri kalan eşyalarıda gittikleri yerde önce iş sonra da ev bulabilirlerse biz burdan bi taşıma şirketine verip göndericez. Yok bulamazlarsa iş felan halleri harap. Bir bilinmeyene gitmek hem de gitmek zorunda bırakılmak ne kadar kötü, ne kadar hırpalayıcı, ne kadar acımasızlık, kısaca ben işin içinden çıkamıyorum. Çok üzgünüm çok. Allahım sen bu insanlara yardım et ya.
2- Diğer arkadaşım hani şu eşinden ayrılmak isteyen varya o da yukarıda ki terk eden arkadaşımızın durumundan ötürü kendi derdini unutmuş durumda. Ne yapcağı konusunda sakince düşünüp sağlıklı bir karar veremedi henüz, tek bildiği şimdilik bu durumu ertelemek yani diğer arkadaşı sağ sağlim bir gönderelim o da kendisi için en iyi kararı verecek sanırım. Ortada bi de çocuk var bu durum en zor olanı karar vermek hususunda of of, çok karmaşık çok.
3- Bu arada daha önce yazılarımda belirtmiştim işyerindeki problemlerimi, aynı problemler son hızla devam etmekte olup ahlaksızca sergilenen tutumlar ayyuka çıkmış durumda. Bende acilen iş aramaktayım ama bulamadan da çıkamam burdan çünkü bi dünya borcum var. Ama habire de eleman çıkarıyorlar, en son muhasebe müdürümüz çıktı hemde 25 senesini bu firmaya vermiş birisi, lakin yapılan işten çıkarma eylemi o kadar ahlaksızca ve o kadar kötüki söyleyecek kelime bulamıyorum, bu arada 2. maddedeki boşanan arkadaşımda 2 haftaya kalmaz işten çıkıyor, ne yapıcam ben bilmiyorum. Nedir bu uğursuzluk daha ne kadar sürecek, tek istediğim şöyle gözlerimi kapasam ve aradan 6-7 ay geçmiş olsa ve durumlar bir nebze de olsa düzelmiş olsa diye düşünüyorum 1 haftadır.
Hepimiz leyla gibi dolanıyoruz ortalıkta, nasıl toparlaycağız bu kafaları bilmiyorum. Tek bildiğim kendi adıma acilen iş bulmak, bunun içinde tedarikçi firmalarımızdan biriyle görüşüyorum 2 haftadır, çalıştığım yerin durumundan ve acilen iş aradığımdan bahsettim, sağolsun arkadaş hemen ilgilendi bu durumumla ve bana bir işten bahsetti mayıs sonuna doğru olacağını ama aksayabilebilir de dedi biraz daha sık dişini dedi. Bendenizde bekliyorum işte bu ay sonunu. Umarım olur yoksam benimde dayanacak gücüm kalmadı malesef.
4- Hemşireninde dün Erzurumda hastanede yatan babasını taburcu ettiler şimdilik, ama fizik tedavi için yer boşalınca tekrar geri dönecekler hastaneye, şanssızlık işte erzurumda yağan yoğun yağmurdan sonra tüm yollar kapanmış 2 saatlik yolu o hasta adamla birlikte yaklaşık 5-6 saatte gittiler. Neyseki sağ sağlim vardılar evlerine, aklım birde hemşirede işte çok özledim yine ben acayip hemde.
5- Anneler günü geldi çatıyor ama ben hala anneme bir şey alma girişiminde bulunamadım, halbuki alcağım da bişi var ama vaktim yok.
6- Kuaför işim var birde hemde ölye böyle değil, aldı başını gidiyo kaş, bıyık, sir of of bide onların acısıyla uğraş.
Daha fazla taakatim kalmadı yazmaya, sizinde içinizi şişirmiyim ben. Hadi öperim herkezi. Gelişmeleri daha sonra bildirirm tekrar.

9 Mayıs 2007 Çarşamba

NE, NEDEN, NİÇİN,NASIL

Başlıktan anlaşılacağı üzere şu an hayatımda bulunan iki dostumun hayatları malesef alt-üst olma yolunda uygun adımlarla olmayı bırakın paldır küldür ters oldu malesef, anlatacaklarım çok uzun ama benim malesef bunları yazmaya vaktim bile yok. Ama yazıcam en kısa sürede merak etmeyin. Dün gece bu sebeplerden ötürü hep birlikteydik dostlarımla . Kısaca özet geçersem eğer; bir tanesi buraları terk edip gidiyor yarından sonra ve ben çok üzgünüm böyle bir dostumun gitmek zorunda kalmasından (bu akşam da eşyalarını toparlıycaz), diğer dostumda
evlilik hayatını bitireceğini ve bu konuda kesin kararlı olduğunu söyledi, umarım her ikisi içinde hayırlı olur bu zorunlu yenilikler. Ne diyim tek yapabileceğim maddi yada manevi desteğimi elimden geldiği kadar kendilerine sunmak, ama keşke zamanı geri alma şansı olsaydı dimi, neleri geri getirirdik ve neleri düzeltirdik, ah ahhhh.

7 Mayıs 2007 Pazartesi

HAFTANIN SONU NAKARAT GİBİ.....

Selam herkezlere,
Bu haftasonunu çok süper geçirdim ben, Cumartesi günü geç kalkıp şöyle uzun bir kahvaltıdan sonra Gebze'de oturan arkadaşımın araması sonucunda soluğu onlarda aldım, aman iyikide almışım acayip eğlendim. Bu arkadaşımın bahçe içinde bir evleri olduğundan hadi gel sana mangal partisi vereyim dedi, e şimdi böyle bir teklifte geri çevrilmez ayıp olur deyip, hemen kabul ettim, şansa çok süper bir hava vardı bu hafta sonu, yedik yemeğimizi güzel, bide okey oynadık, değmeyin yani keyfimize. Tabi bizde fikir bitermi hemen pazar günü içinde plan yaptık. Kalktık pazar sabah 10 gibi indik Eski Hisar'a "Deniz Atı" diye bir yer var, orda güzelce kahvaltı ettik, baktık çok sıcak, kalkalım azıcık yürüyelim dedik, az ilerde eski bir konak var bahçe içinde kocaman ağaçların gölgesine atmışlar masaları nasıl serin serin esiyor, yani yürümeye fırsat bulamadan orda takıldık kaldık yaklaşık iki saat falan, vurduk muhabbetin dibine, bir de fonda eski şarkılar söyleniyor, Ayten Alpman, Erol Evgin, Cem Karaca ooo süperdi ya. Sonra hadi dedim gidelim Maltepe Sahile, bu arada üç kişiyiz ve allahtan diğer arkadaşın arabası varda o sebeple öle istediğimiz yere rahatça gidiyoruz. Neyse çıktık Eski Hisar'dan yola Tuzla'ya doğru devam ediyoruz Nesli dediki bana "kızım sen hiç direksiyon koltuğuna oturdunmu" bende tabiki hayır dedim, arabayı durdurdu geç bakalım yerime dedi, hayda dedim ben ne anlarım, ya ayrıca da korkarım ben dedim ama dinletemedim Nesli'ye (inatçı nolacak). Geçtim koltuğa ben ne diyosam onu yapacaksın dedi ok dedik, aaaa bi baktım ben gidiyorum ama ne heyecan varya kalbim fırlayacak sandım yerinden, çok zormuş araba kullanmak, gerçi Nesli herkez için öyle ilk başlarda araba kullanmak dedi, ama ne biliyim işte hem zevk aldım hem korktum, karıştım yani bir anda he bide çok güldüm yani güldük hatta diğer arkadaş durun be ineyim siz öle kullanın dedi ama biz onu indirmedik, dedik ölmek var dönmek yok ha ha, çok eğlenceliydi çok, sağol nesli bu gidişle sanırım ehliyete yazılıcam ben.
Sonra Tuzla sahilden Maltepe'ye kadar geldik, aman yarabbi ne kalabalık sahil boyunca, her taraftan duman çıkıyor, havayı güzel gören yurdum insanı atmış kendini sahile vurmuş mangalın dibine, dedim kızlara Yalova'dan karşı sahile baksalar İstanbul'da yangın var sanacaklar, o kadar feciydi yani. O dumanın kokusu cabası zaten, neyse geldik Maltepe sahile dolandık azıcık, sonra baktık dayanacak hal kalmadı bizde gezmeye, pilimiz bitmek üzere sağolsun Neslicim bıraktı eve kadar beni, ohh sonra bi duş aldım kendime geldim azıcık.
Bu arada hafta sonu yeğenim, canım oğluşum Beratımın kulağına 2. kez tüp takıldı, ona sıkkındım biraz ama sonra iyi olduğu haberlerini alınca içim rahatladı, gerçi oğluş ameliyathaneyi katmış birbirine ama olsun geçti bu sıkıntıda işte. Umarım bir daha aynı durumla karşılaşmazsın oğluşum benim, seni seviyorum çok. Azıpta öle tenefüslerde çok terleme olurmu (gerçi kime diyorumki bunları, sanki bizi dinliyomuş gibi).
Ya böyle işte yoğun ve tempolu, araba kullanmalı bir hafta sonu geçirdim, yoruldum ama değdi doğrusu, hadi sonra yazarım ben yine, hoşçakalın.

4 Mayıs 2007 Cuma

HELE Bİ GEL:))

Öylece bakıyorum klavyeye acaba ne yazsam diye, içimde tuhaf bir his var bu gün mutluluk desen belki, hüzün desen belki, endişe desen belki, bilmiyorum işte hepsini aynı anda yaşıyorum. Anlaşıldı bugün ortaya karışık yapıcam ben.

Hemşirem bugün gidiyor, sağolsun dün akşam yine geldi dayanamayıp, sabahta erkenden kalkıp gitti, iyi yoculuklar sana sevdiğim, umarım herşey en kısa zamanda yoluna girer, bu arada iyiki varsın zaman ya olmasaydın:)

Bide oğluşu özledim ben çok, abimin oğlu olur kendisi, sağolsun çok afacandır, çok yorucudur ama çocuktur işte özledim çok beratcım seni.

Bu gün cuma haftanın en güzel günü, ama her cuma burda karışık ve de yoğun geçer ve umarım bir çırpıda geçer akşam olur ve bende evime giderim. Bazen işten işikayetim oluyor biliyorum ama iyikide çalışacak bir işim var, ya olmasaydı, hasta olup işe gelemediğim zamanlarda bunu daha iyi anlıyorum, ama benim tek derdim huzur, biraz o da olsa fena olmaz hani.
****************************************
İçinden geleni söyle susarsan yazık olur,
Hayata küsüverirsin hüzünler seni bulur,
Birşeyler yapabilirsem güzel gözlerin için,
Başından geçeni anlat masaldır benim için.

Hele bi gel , uzaklar sana gelir
sen hele bi gel , bütün dertler bitiverir
Hep seni bulur , uzun zor sıkıcı günler
yazık olur , hadi gel kurtar bizi.

(PİNHANİ)
****************************************
Herkeze huzurlu zamanlar diliyorum:)

3 Mayıs 2007 Perşembe

İYİMİYİM, EMİN DEĞİLİM

Selam, dünkü rahatsızlığım bir nebze de geçmiş bir şekilde işe geldim bugün, ama dünkü gibi sürünerek değil, belki sabah kalktığımda hava güzeldi ondandır. Dün bize misafirler gelecekti, sağolsun annem döktürmüş yine, hem o mamalar yüzünden hemde hemşire de bize geleceğinden hastalığıma rağmen bunları düşünüp iyi hissetmeye zorladım kendimi, iyikide öyle yapmışım yoksa dün burda zaman geçmezdi benim için. Neyse gittim eve ama görmelisiniz nasıl yağmur yağıyor, indim servisten koşa koşa eve gittim gerçi bu koşmanın diğer sebebi de hemşire evde ya ona kavuşulacak ya ondan, ya varya içim nasıl kıpır kıpır oluyor anlatamam onunla buluşacağımız zaman yada göreceğim zaman yada bizim eve benden önce gittiği zaman, ne biliyim işte seviyorum kendilerini çok. Ama kendisi cuma günü Artvin'e gidiyor babası için, uzun bir sürede orada kalacak ve onun yokluğu beni deli ediyor, başlıycam yine sinirli ve agresif olmaya. Bazen onsuzluk dayanılamayacak hal alıyor bende, niye böyle oluyorum ben de anlamıyorum, anlayan varsa bana bir anlatsın, bende mi bir anormallik var yoksa benim gibi hissedenler de varmı? Off ne biliyim işte böyleyim ben.
Bu akşam bir arkadaşın doğum günü var oraya gitsem iyi gelirmi acaba, çünkü canım gitmek istemiyor, gerçi hediyesi de bende, oraya giden diğer arkadaşla göndermeyi düşünüyorum, ay ne kararsızsın kızım ya, akşama kadar bi karar al yoksa ben seni pataklıycam ona göre he, delirtme beni yoksa o gözlükleri gözüne lens yaparım haberin olsun, yaparım bak beni tanıyosun.
Ay ne güzel saçmalamışım aferim bana, bu aralar en güzel yaptığım şey bu saçmalamak, yarabbicim allahım gör şu kulunun salaklıklarını da bir hale yola koy, yoksam kız elden gidiyor haberin olsun, sonra demedi deme :)) (heh tabi onunda işi yok, dünyada onca porblem var senlen uğraşacak, çok beklersin gibime geliyor. Önce sen biraz çabala istersen he ne dersin.) (Nerden çıktı bu ikinci ses şimdi)

2 Mayıs 2007 Çarşamba

HASTAYIM :(

Bugün zorla geldim işe, boğazlarım şişmekle şişmemek arasında gidip geliyor, bütün vücudum kırgın, zorla kalktım sabah, işe gelmesem olmaz çünkü benim çalıştığım yerde üretim olduğundan sevkiyatta yapılıyor, ve tek sevkiyattan anlayan benim, eğer gelemeseydim işe sevkiyat felan nanay olurdu eminim. Ama dayanacak gücümde yok nasıl akşam olacak bugün bilmiyorum. Bide kötü kötü rüyalar gördüm hep, uyuyamadım pek fazla. Gel akşam gelllll ki gidip yatayım şöyle yatağıma bir uyuyayım, zaten havada kapalıydı bu sabah hiç kalkmak istemedim yataktan, aman ya rezil bir gün geçiricem anlaşıldı, hadi öperim defterim seni

1 Mayıs 2007 Salı

BİR ALIŞ VERİŞ, BİR FİŞ

Hatırladınız dimi bu sözü "BİR ALIŞ VERİŞ, BİR FİŞ", şimdi de öyle tabi ama. Napıcam ben iadeli denen ama iadesi olmayan fişi . Sakın yanlış anlamayın alış-veriş yaptıktan sonra fiş almamazlık yapmıyorum hiç, ama ne biliyim işte bana geri döneceği konusunda tereddütlüyüm sadece.
Hazır alış-veriş demişken, dün iş çıkışı annemle Maltep'de buluşup bazı şeyler aldık, ama hepside çok güzeller. Ama kendime almadım hiçbirini, bu ay 2 arkadaşımın doğum günü var, onlara hediye aldım, bir tanesine güzel bir iç çamaşırı diğerine de hoş ve şık bir bluz aldım, hani bahsetmiştim ya hemşire gidecek diye Artvin'e bu hafta sonuna doğru işte anne ve babasına da çam sakızı çoban armağanı bazı şeyler aldım ufak tefek, hiç görmedim şimdiye kadar kendilerini ama telefonda konuşuyorum hep, sevimli insanlar, sevinsinler istedim, umarım beğenirler aldıklarımı. Hafta sonuda hemşirenin ablası ile konuştum pantolon istedi benden, onlarıda almıştım zaten konuştuğum gün, hepsini bu akşam güzelce paketliycem çünkü hemşire bize gelicek bu akşam unutmadan göndereyim. Bu arada benim hemşire kendisi de dahil olmak üzere 9 kardeşler evet yanlış okumadınız 9. 2 erkek 7 kız, en küçüğüde benim hemşire işte ondan büyük bir abisi var diğerleride hepsi benden yaşça çok büyük ablalar, öneceden hep eksikliğini histteğim bir durum olan "niye benim ablam yok, keşke olsaydı" nın en güzel sonucu böyle birden 7 tane ablam olması sanırım. Ama şimdi demeyin ne ablası onlar görümce diye, benimde bir abim var ve evli ama ben hiçbir zaman Elçin'e hani o eskilerde olan kötü addedilen görümcelik görevimi yapmadım, yapamam zaten kişiliğime ters, benim için gerçekten ama gerçekten önemli olan tek şey karşılıklı anlayış ve insanlık. Zaten bunlar birleşince yok görümceymiş, yok eltiymiş, yok kaynana kayınpedermiş hepsi birer takı olarak kalıyor.
Yeterki herkez karşısındakinin fikrine saygı duysun ve kendi fikrini karşısındakine dikte ettirmesin, bu sadece akrabalıklar ile ilgili değil arkadaş ve iş çevresi içinde geçerli bu dediğim.
Ya böyle işte bir alış veriş, bir fiş ve sonucunda mutlu olan insanlar ne güzel dimi:)
Bu arada öğle paydosu oldu ve ben çok acıktım gidip yemek yiyim, sonra yazmaya devam, öperim herkezi ben.

 

designer : anniebluesky : www.bloggeruniversity.blogspot.com